• 0532 394 53 18  |
  • iletisim@betulcemre.com  |

Go

GO OYUNU

Go oyununu Trevanian'ın Şibumi adlı kitabında okumuş, ya da Akıl Oyunları, Pi gibi fılmlerde oynandığını görmüş olabilirsiniz. Go, kurallarının azlığından ötürü belki de dünyanın öğrenmesi en basit oyunlarından biri kabul edilebilir. Ancak oyun ilerledikçe içerdiği karmaşıklığın ne büyük boyutlarda olduğu anlaşılır.

Kuralları öyle basittir ki go oyununu herkes oynayabilir.  Ancak kullanılacak  stratejiler neredeyse sınırsızdır. Bu nedenle go, öğrenmesi birkaç dakika, ustalaşması ise ömür boyu süren  bir oyundur.

Go bir strateji oyunu olması nedeniyle satranca benzetilir. Ancak her iki oyun arasında büyük farklar vardır:

 * Go oyununda oyunun başında tahta boştur. 

 * Go taşlarının belirli bir puan değeri yoktur ,çünkü; bütün taşlar aynı şekle sahiptir.

 * Satrançta olası değişik oyun sayısı 10 üzeri 120’dir, Go oyununda ise bu sayı 10 üzeri 761’dir. Bu olasılık farkı aradaki farkın ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.

 * Go ustalarını yenebilecek herhangi bir yapay zeka henüz programlanamamıştır.

Trevenian'ın Şibumi adlı romanında "Satranç tüccarların, Go felsefecilerin oyunudur" der.

GENEL BİLGİ

Go 19 yatay, 19 dikey çizgili kare şeklinde bir tahta üzerinde ince kenarlı mercek şeklindeki siyah ve beyaz taşlarla oynanan iki kişilik bir oyundur. Oyundaki amaç kendi taşlarınızla rakipten daha geniş alanlar oluşturmaktır. Bunu yaparken tabi rakibiniz de aynı amaçla alanlar oluşturmaya başlayacak, ve oyunun ortalarınıa doğru birbirinizi de çevirmeye başladığınızı anlayacaksınız.(Go adı da aslında buradan gelmekte: Çevreleme) Çevrelenen taşlar esir düşmüş olacak, ölüm-kalım mücadeleleriyle, çarpışmalarla dolu bir oyuna başlamış olacaksınız.

19 yatay 19 dikey çizgi bulunan Go tahtasında 361 kesişim noktası vardır. Bu da Çin ay takvimine göre bir yıldaki gün sayısıdır. Tahtanın dört köşesi de, mevsimleri temsil eder. Ortası gökyüzü, kenarlar yeryüzüdür. Siyah taşlar geceyi, beyazlar gündüzü simgeler.

Go oyununda tek bir kural vardır: "Tamamen çevrelenen gruplar oyundan çıkarılır.", Bu çevrelemedir ki aynı zamanda Go'yu dünyanın en karmaşık oyunlarından biri yapar.

Oyunun Amacı:

Go bir alan oyunudur. Oyundaki mutlak amaç, mümkün olan en az taşı kullanarak tahta üzerinde rakibinizden daha geniş alanları çevrelemektir.  Çevrelenen  alanlar  ve  alınan esirler toplamı oyunun galibini belirler.

Go Ekipmanları:

Go Tahtası (Goban): Go oyunu, üzerinde yatay ve dikey kesişen çizgiler bulunan  bir tahta üzerinde oynanır. Tahta boyutları;  9x9, 13x13 ve 19x19 olmak üzere üç çeşittir. Yeni başlayanlar oyunu öğrenmek için 9x9’luk, temel teknikleri ve mantığı kavramak için de 13x13’lük tahtalarda ısınabilirler. Geleneksel tahta boyutu 19x19'dur.

Go taşları (Goishi) : Taş sayısı tahta üzerindeki kesişim noktaları kadardır. Geleneksel 19x19 'luk tahtada 181 siyah, 180 beyaz olmak üzere 361 adet taş vardır. Fakat genelde  oyunda bütün taşlar kullanılmaz.

Taş kapları (Goke) : Taşların içine konulduğu kutulara goke denir.

Seviyelendirme sistemi:

Go oyununda karate ve judo gibi dövüş sanatlarındaki seviyelendirme sistemine benzer bir sistem kullanılır. Seviyelendirme sistemi üç ana eksende yürümektedir: Öğrenci (kyu), usta (dan) ve profesyonel (pro veya dan pro).

Oyuna yeni başlayan birinin seviyesi 30 kyu olarak kabul edilir. En yüksek öğrenci seviyesi ise 1 kyudur. Oyunda yetkinlik kazandıkça seviye yükselir. 1 kyu seviyesini geride bırakan oyuncu 1 danolmuştur ve artık 'oyunu biliyorum' diyebilir.

GO'NUN TARİHÇESİ VE USTALARI

Bir efsaneye göre Çin imparatoru Yao (M.Ö 2357-2255) Go'yu, oğlu Dan Zhu'yu aydınlatmak, bilgeleştirmek için buldu. Başka fakat benzer bir efsaneye göre Shun (M.Ö. 2255-2205) Go'yu pek de parlak bir zekaya sahip olmayan oğlu Shang Jun'u eğitmek amacıyla buldu. Brittannica Ansiklopedisi'ne göre Go, Çin'de milattan önce 2306 yılında bulunmuş.

USTALAR

Dosaku (17. yy): Dosaku gelmiş geçmiş en iyi 3 go oyuncusundan biridir. Bu yüzden go azizi olarak da geçer. Dosaku aynı zamanda dan seviyelerine sistemleştiren kişi olmuştur.

Jowa(19.yy): Jowa da Dosaku gibi go azizi olarak nitelendirilir.

Shusaku: (19.yy): Shusaku henüz bir öğrenci iken onu gören Jowa, Shusaku'nun gelecek yüzelli yılın en büyük go yeteneği olduğunu söylemekten kendini alamaz.

Shusaku, dönemin en iyi oyuncularında Yuzu'yu ve hocası Shuwa'yı da ileri tarihlerde yenmeyi başarır.

Günümüzdeki profesyönel oyuncuların ilk görevi Shusaku'nun oyunlarını incelemektir. Böylesine önemli bir oyuncu olan Shusaku da bir go azizi olarak nitelendirilir.

Go Seigen (20. yy): Bir zamanlar Çinli bir baba: " Kalligrafik (güzel yazi sanati) yeteneğimi en büyük oğluma, yazarlık yeteneğimi ortanca oğluma ve go yeteneğimi en küçük oğluma devrediyorum" der.

En küçük oğlu Go Seigenin ta kendisidir...,

Go'nun babası gençliğinde Japonya'yı ziyaret eder ve oradan, Çin'de bulunmayan, Shusaku'nun oyunlarını ve birkaç go kitabı getirir. Bu yardımla Go Seigen 13 yaşında Çin'in en güçlü oyuncusu olmayı başarır.

Go tarihin en meşhur oyunu kuşkusuz Go Seigen ve Honinbo Shusai arasında olandır. Bu oyunda eski fuseki teorisine karşı yeni fuseki teorilerisi, Japonya'ya karşı Çin savaşmıştır. Oyun tam üç ay sürmüştür.

O devirde beyazı oynayan oyuncu, o gün oyunun ne zaman biteceğine karar verme hakkına sahipti. Shusai bunun avantajını fazlasıyla kullandı. Bir keresinde Shusai'nin hamlesine Go iki dakika içinde yanıt verdi ve Shusai sadece oyunu ertelemek için üç buçuk saat bekledi. Yıllar sonra anlaşıldı ki oyun o günlük ertelendikten sonra Shusai kendi go okulundaki parlak öğrencileriyle maçın birçok pozisyonunu tartışmış. Günümüzde artık bu tarz olayların olması imkansız çünkü bir maç en fazla bir gün sürebiliyor. Ve bütün bunların sonucunda Shusai 2 puanla maçı kazandı.

O maça kadar 3-3 noktası açılışı kötü bir hamle olarak nitelendiriliyordu. Go Seigen bu hamleyi Honinbo Shusai ile olan maçında kullandı ve açıklama olarak da " Herkes bu hamlenin kötü olduğunu, oynanamayaçağını söylüyordu. Ben bunu anlamıyordum, ve niye kötü olduğunu öğrenmek istedim."

Shusai goyu bıraktıktan sonra Go Seigen ve Kitani Japonyadaki en iyi iki oyuncu durumuna gelmişlerdi. Yomiuri gazetesinin organize ettiği maçı Go 6-4 kazandı ve aynı zamanda da 20. yüzyılın en iyi go oyuncusu olarak da tarihe adını yazdı.

DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE GO

GO; çoğu Avrupa ülkesinde ve Amerika'da binlerce  üyeye sahip federasyonları olan,  ödüllü uluslararası turnuvaları yapılan, tüm dünyaya yayılmış bir beyin sporudur. GO oyunu özellikle Uzakdoğu’da çok yaygındır. Dünyada çoğu saygın üniversitelerde  GO Kulüpleri vardır. Kore’de ve Japonya’daki birkaç üniversitede GO ders olarak okutulmaktadır.  Çin, Kore ve Japonya’da  profesyonel GO Ligleri mevcuttur. Uzak Doğu‘ nun yüksek tirajlı gazetelerinde GO köşeleri yer alır. Japonya’da büyük  gazetelerde  ve televizyon kanallarında GO oyununa oldukça geniş yer ayrılmakta, en iyi GO oyuncuları, ülkede en meşhur kişiler arasında sayılmaktadır. 

1600'lü yıllarda 4 Go okulu kurulan Japonya'da, okullar arasında yapılan yarışmalarda birinci olan oyuncunun Go Bakanı (go-doroko) olarak atandığı ve bu paralelde oyunun hem seviye hem de popülerlik açısından daha çok geliştiği rivayet edilmektedir. 1800lü yılların sonlarına doğru Meiji inkılâplarıyla birlikte, Go Japonya'da kısa bir düşüş dönemi yaşasa da, 1920'lerde Japon Go Derneğinin kurulmasıyla tekrar canlanmıştır. Bugün Japonya'da büyük gazetelerde ve televizyon kanallarında, Go Oyununa oldukça büyük yer ayrılmakta, en iyi Japon Go oyuncuları, ülkede en meşhur kişiler arasında sayılmaktadır.

Go oyununa "Baduk" adı verilen Kore'de, profesyonel sistem 1950'li yılarda, Çin'de “Weigi” ise 1978 yılında kurulmuştur. Önceki dönemlerde Japonya-Çin arasında başlayan Go turnuvaları, diğer ülkelerin de katılımıyla genişlemiş ve popülerlik kazanmıştır.

Bundan 20 yıl öncesine kadar, Go ustaları arasında yapılan karşılaşmalar hiç duyulmazken, bugün pek çok ülkede Go Dernekleri ve Federasyonları bulunmakta, çok sayıda uluslararası turnuvalar düzenlenmektedir.

Go oyunu Batı dünyasına daha geç ulaşmıştır. Türkiye’de bilinirliğinin oluşmaya başlaması 1980li yılların sonunda ODTÜ’de Go Kulübünün kurulmasıyla olmuştur.

2000’li yıllarda teknoloji ile beraber oyunla ilgili çalışmaların sayısı artmıştır. Bugün birçok ilimizde Go Kulüpleri vardır. Bu kulüpler Go turnuvaları düzenler ve Go Yaz Kampları yapar.

Kulübümüzde de Betül Cemre Yıldız Go Topluluğu kurmuş bulunmaktayız.


Bu sayfa 1786 kere okundu.